25 Kasım 2022 Cuma

Başkent’te konuşulanlar. Operasyon ve ötesi…

 ASKER HAZIR, OPERASYON TALİMATA KALDI

-ABD KENDİ ASKERİ İÇİN HASSASİYET İSTİYOR

-MISIR YUNANLILARLA YAPTIĞI ANLAŞMADAN VAZGEÇEBİLİR

-ESAD YÖNETİMİ İLE OLUMLU GELİŞMELER VAR…


Başkentte içimiz dışımız siyaset.

Ağırlıklı tartışılansa operasyon.

Konuştuğum üst düzey güvenlik yetkilisi diyor ki…

“Operasyona hazırız”

Cevabı alamayacağımı bildiğim halde soruyorum…

Peki ne kadar bekleriz?

“Ben diyeyim 3 gün, sen de bir ay… ben diyeyim üç ay, sen de bir hafta”

Bilmemiz gereken bir şey varsa…

O da, askeri hazırlığın bittiği…

İş ki…

Erdoğan talimat verecek.

Yani…

Zamanlama meselesi…

Ve belki biraz da…

Senkronizasyon.


“ABD’NİN HASSASİYET İSTEĞİ”

Senkronizasyon deyince…

Aklımıza ABD geliyor…

ABD elçisi neden gitti Savunma Bakanı’na?

İki ülke genelkurmay başkanları neden görüştü?

Kaynağımız biraz temkinli:

“Baş başa görüşmede ne oldu bilemeyiz. Ama tahminlerim var”

“Ağırlıklı muhtemel” diye bir tabir vardır…

O tabiri hatırlatınca…

Diyor ki kaynağım:

“ABD muhtemel operasyon bölgesindeki askeri için hassasiyet istemiştir”

Peki….

“Siz girmeyin, biz oraya güvenli hale getirelim” derlerse…

Bu kez cevap kesin….

“Olmaz. Geçmişte denedik olmadı”

Operasyon gecikirse….

“Neye göre, kime göre”

Hayır hayır… Diyelim ki bir ay geçti…

“PKK Türk askerinin geleceğini biliyor… Sürekli gergin ve istim üzerindeler… Bu da onlar için yıkım”

Devam edelim…


“SÖZDE DEVLETİN ALTYAPILARI DA VURULDU”

PKK’nın sosyal medya hesapları diyor ki…

“TSK operasyonunda ABD gözlem noktası vuruldu”

Sormak istediğim…

Bunun doğruluğu değil.

Zaten yalanlandı…

Neden bunu yapıyorlar?

“Gerekçe basit. Altyapılarını vurduk. Elektrik santrallerini. Petrol kuyularını. PYD zor durumda. ABD ve AB’yi tahrik ederek yanlarına çekmek istiyorlar”

Anlaşıldı.

Bir de dikkatimizi çeken…

Batıda olsun doğuda olsun…

Ülkeler bu kez TSK operasyonuna çok acayip tepki göstermediler…

Endişe beyan eden oldu da…

Sanki ton biraz düşük müydü?

“Evet öyleydi… Çünkü. İstiklal saldırısından sonra bize anlayışları arttı”


“ABD’DEN İCAZET ALINMAZ”

Daldan dala geçiyoruz…

Aklıma geldi…

ABD Erbil Başkonsolosluğu’nun o açıklaması neydi?

Hani hava operasyonundan önce…

Bölgedeki kendi vatandaşları için yayınladığı…

İçinde “Muhtemel Türk hava operasyonu” ifadesi geçen…

“Gayet normal”

Türkiye’yi açık etmek değil mi?

“Yadırgamamak lazım… Sonuçta ABD’nin uyduları var… Bölgedeki hareketleri takip ediyor… Analiz yapıyor. İstihbarat’a ulaşıyor… Ve… Sonucunu açıklıyor”

Yani…

“Bizi bağlamaz… ABD’den icazet aldığımızı filan da göstermez”

Tamam o halde…

Müsaadenizle biraz da başka konular…


“MISIR-YUNANİSTAN ANLAŞMASI HENÜZ GEÇERLİ DEĞİL”

Mesela Erdoğan-Sisi fotoğrafı…

İktidar yanlısı, muhalifi…

Herkesi ayrı yönden heyecanlandırdı…

Geçmişe dönük tutarsızlık eleştirisi yapanlar var…

“Hayır öyle bakılmaz buna”

Nasıl bakalım?

“Türkiye bir buçuk yıldır dış politikada kazan-kazan ilkesini uyguluyor”

Yani.

“Karşı taraf da karlı çıkacağını görüyor… Geçmişe takılmıyor… BAE, İsrail, Suudi Arabistan ilişkileri böyle düzeldi”

Mısır da böyle mi olacak?

“Hiç kuşkunuz olmasın. Bizimle araları kötüyken gittiler Yunanlılarla Rumlarla anlaşmalar yaptılar… Oysa aynı deniz yetki sahası anlaşmasını bizimle yapsalardı 25 bin kilometrekareden fazla alanı daha hakimiyetlerine alacaklarını anladılar”

O zaman geçmiş olsun mu diyelim? Anlaşma yapılmış sonuçta…

“Anlaşma yapıldı ama Mısır Parlamentosu’ndan geçmedi…”

İyi bir şey mi bu?

“Şahane bir şey… Bu durumda neden onaylasınlar?”


“ERDOĞAN SİSİ FOTOĞRAFI BİR SONUÇ”

Yani.

Erdoğan-Sisi görüşmesinden sonra Yunan Dışişleri Bakanı’nın apar topar Kahire’ye gitmesi bu yüzden mi?

“Şüpheniz mi vardı?”

Enteresan.

“Bir de şu var… Erdoğan-Sisi fotoğrafı bir sonuç… Yani bazı altyapılar hazırlanmadan o fotoğraf verilemezdi”

İyi günler yakın diyorsunuz…

“İç siyasette her şey konuşulur… Ama önemli olan ülke menfaatleri”


“ESAD GÖRÜŞMESİ SEÇİMLE AÇIKLANAMAZ”

Esad’ı konuşmasak olmaz…

Erdoğan görüşmek istiyor…

“Esad az istekli diyor” muhalefet…

Sanki bir şey var ki…

Esad Türkiye’deki seçimi görmek istiyor gibi…

“Alakası yok”

Nasıl yorumlayalım durumu?

“Dış politika seçimle alakalı yapılmıyor…”

Görüşme hemen olur mu yani… Erdoğan-Esad…

“Altı ay sonra da olabilir üç ay sonra da”

Yani seçimden önce de…

“Tabi ki… Cumhurbaşkanı ile Esad bir araya gelirse bazı geri dönüşler olabilir… Siviller daha az zarar görür.”

Yani işler iyi mi gidiyor? Öğrenmek istediğim o…

“İyi gidiyor ki Erdoğan bu açıklamaları yapıyor”

Tamam o halde…

Öngörüler önemli…

Sahadan gelen haberler de…

Gerçekleşme oranı…

Bunun analizleri de…

Gazetecinin görevi olsun…

Takipteyiz…


19 Kasım 2022 Cumartesi

“NE DESEN GİDER” SİYASETİ…


Türk siyasetinin benzersiz…

Ve geniş yorum alanı…

Sayısız tahmin kapısı aralıyor…

Erdoğan’ın Akşener’i “masayı terk etmeye” çağırmasının…

İyi partinin masadaki konumu güçlendirdiğini söyleyen de var… 

Zayıflatığını dile getiren de…

“Kılıçdaroğlu’nun ortak adaylık şansı azaldı” diyen de var.

“Arttı” diyen de…

Akşener’in adaylık ihtimalinin zirveye vurduğunu söyleyen de var…

Bittiğini  ifade eden de…

Ortak adayın artık kaçınılmaz olduğunu da…

İmkansız hale geldiğini söyleyen de var…

“Artık İyi Parti masadan kalkamaz” diyen de var…

“Masadaki günleri sayılı” diyen de…

“Erdoğan elinin zayıflığını ilan etti” diyen de var…

“Artık Cumhurbaşkanı bu tabanda çok güçlendi” diyen de…

Aynı karışık yargılar ortak aday için de geçerli…

Bahçeli’nin bu çağrı sonrası ittifakta güçlendiği de…

Elinin zayıfladığı da aynı anda telafuz ediliyor.

İki uçlu yorumdan İmamoğlu’nun olası adaylığı da nasibini alıyor…

İmamoğlu aday diyen de var…

Artık olmaz diyen de…

Mansur Yavaş da iki uçlu yorumdan nasibini alıyor.

Yani…

Nasrettin çok.

Haksız yok.

Ne desen gidiyor…

12 Kasım 2022 Cumartesi

KEMAL BEY ASLINDA KİMİ İSTİYORMUŞ?



Neredeyse 30 yıldır bu işi yapıyoruz...

Bir uydurukçu kadar.

Bir fısıldak kadar alıcımız yok.

Fısır fısır anlatıyor…

Her şeye hakim…

Sinir bozucu şekilde de özgüvenli…

Diyor ki…

“Kemal bey aday olmayacakmış… Milleti terse yatırıyor”

Peki ya…

“Mansur’u kendi eliyle aday yapacak”

Peki sebep?

“Yıpranmasın diye”

Kim yıpranmasın diye?

“Mansur”

Peki ya kendi…?

“Onu bırak… O taktikmiş”

Nasıl olmuş bu…

“Hamburgercide söylemiş Amerikalılar”

Peki başka ne demişler…?

“Partiyi İmamoğlu’na bırak demişler”

Allah Allah…

Neyse….


———



Bizim fısıldak çayından bir yudum alıyor…

İştahlı iştahlı devam ediyor…

“Akşener var ya Akşener… Aday olacak”

Olabilir…

Ama sen nereden biliyorsun?

“Son saniyede olacakmış”

Başka?

“Soylu da parti kuracak. Öbür taraf da öyle şekillenecek”

Öbür taraf?

“Bahçeli demiş ki… Şimdilik partiyi kur… Benden haber bekle”

Ne için haber…?

“MHP’nin başına geçecek ya…”

Vay arkadaş…

Sen nereden biliyorsun?

“Bişey daha var… İmamoğlu CHP’nin başına geçecek…”

Kim diyor bunu?

“Amerika dizaynı yapmış abi… O iş bitmiş geçmiş olsun”

Dahası...

“Mansur aslında Ak Parti ile de anlaşmış”

Bak sen…

Ne için?

“Sonraki seçimde Ankara adayı”

Şimdi niye açıklamıyorlar?

“Zamanı var bekle demişler… Dikkat edersen o yüzden sessiz”

Peki olsun bakalım…

Başka?

“Meral hanım Kemal beye demiş ki aday ol ama….”

Eeeee.

“Tüm Cumhurbaşkanı yetkilerini bana devredeceğini açıkla”

Peki öyle olsun…

Sonrasını merak etsem mi bilemedim…

Edelim bakalım…

“Kemal bey var ya Kemal bey. Ne demiş biliyor musun?”

Ne demiş?

“Babacan’ın kulağına eğilip. Aslında adayım sensin demiş”

Yani….

“Şimdilik sessiz kalıp son anda açıklayacakmış”

Vay arkadaş…


——————


“Bir şey daha var ama söylesem mi bilemedim”

Söyle bakalım fısıldak kardeş burada dinleme cihazı yok…

“En iyisi kulağına eğilip söyleyeyim”

Söyle bakalım…

“Akşener aslında Mansur’u hiç istemiyormuş”

Peki...

Deli mi o zaman? Rol mü yapıyor…?

“Mansur’un neden olmayacağını göstermeye çalışıyormuş…”

Nasıl

“Kulağını aç fısıldayacağım… Telefonunu uzağa koy”

Koydum... 

“Bunlar var ya bunlar… Son saniyede Abdullah Gül’ü aday yapacakmış”

İyi de neden heyecan yaptın…?

“İktidar bundan korkuyormuş…”

Başka var mı?

“Olmaz mı…”

Mesela….

“Bunlar Meclis’te HDP ile ne konuştular?”

Anayasa değişikliği….

“Sen öyle san”

Peki ne?

“Seçime bir ay kala Öcalan’ı bırakıyorlarmış”

Bak sen…

“Bahçeli seçime az kala ittifakı dağıtacakmış zaten…”

Uff… Sonra…

“Meral hanıma da sen şöyle kenarda bekle demişler…

Yani…

“Seçim sonrası İyi Parti öbür tarafa geçecekmiş…”

Niye ki…?

“Erdoğan ile Parlamenter sisteme geçiş konusunda anlaşmışlar da ondan”

Sonra…

“Başka zaman anlatırım. Bir işim var…”

Nereye gidiyorsun, CIA’e mi?

“Yok yok… Hanımın siparişleri var”

Peki bakalım…

Selam söyle…