26 Mart 2026 Perşembe

FİLM ŞERİDİ…

 Hayatta her kare bir film şeridi...

Öyle ki...

Aradan geçen kırk yıl mı kırk gün mü bilemezsin...

1986 yılında...

Çok soğuk bir Ankara gecesinde...

Türkiye ve Romanya 19 Mayıs Stadının loş ışıklarında karşı karşıya...

O kadar loş ki...

Futbolcular bazen zor seçiliyor...

Taç çizgisini geçen toplar gözden kayboluyor.

O derece...

İnanmayan internetten bulsun baksın...

Sahada kimler var kimler...

Kalede Şenol Güneş...

Tanju Çolak takımın en genci...

Rahmetli Erhan Önal...

Fatih Terim takım kaptanı...

Sarıyerli Ali Çoban Romanya'nın gollerindeki hataları nedeniyle "Dışarı" tezahüratları altında ezilirken...

Teknik direktörümüz "Ankaralı" Tınaz Tırpan...

Romanya'da gencecik Hagi isimli futbolcu ortalığı kasıp kavururken...

Rumen milli takımının başında o gün 41 yaşında olan Lucescu...

O 3-1 yenildiğimiz maçta...

Tek golümüz trübünlerden yuhalanırken...

Genç Lucescu o son dakika yenilen golün ardından çileden çıkıp....

Sağı solu yumruklarken...

O kare kafamıza nasıl da kazınmıştı...

Film şeridini ileri sarıp...

Kırk yıl sonrasına...

Bu geceye getirdik kendimizi...

Yine bir Türkiye Romanya maçı...

Değişmeyen sadece Lucescu...

81 yaşında hala takımının başında...

Oysa 40 yıl önce Romanya'nın hocası olarak Ankara'ya geldiğinde...

Çavuşescu Romanya Devlet Başkanı.

Kenan Evren Türkiye'nin Cumhurbaşkanı'ydı...

Sovyetler Birliği ayakta...

Romanya ise demir perdenin önemli bir ülkesiyken...

Türkiye'de darbenin lideri olan Cumhurbaşkanı işbaşındaydı...

Türkiye'de Özal'ın başbakanlığı ile...

Özellikle ekonomimizi dışa açtığımız günlerde...

Futbolda bizden ileri olsalar da...

İdeolojileri çağlar gerisinde olan bir Romanya'da...

Futbolcular yurt dışına transfer bile olamıyordu...

Steua Bükreş'i kurtardığı penaltılarla Avrupa Şampiyonu yapan kaleci Ducadam...

Rejim muhalifi diye adı çıkınca...

Parmakları kırdırılıp kariyerine son verdirilmişti...

Rumen futbolcular deplasmanda göz hapsinde tutuluyor...

Gizli servis elemanları...

İltica riskine karşı hepsini kolluyorlardı...

Bugünkü Romanya AB üyesi...

Serbest dolaşıma sahip artık Rumenler...

Başka bir karesine geçelim filmin...

1986'daki genç yetenek Hagi....

Yıllarca sonra Galatasaray'a transfer olduğunda...

İstanbul'da doğan oğlu Iannis Hagi...

Bu gece Rumen takımında forma giyenlerden birisiydi...

Değişim inanılmaz...

Babadan oğula....

Nesilden nesile...

Bir kişi aynı sadece...

Değişmiyor...

Lucescu yine takımının başında...

Kırk yıl öncesindeki Ankara stadının ışıklarıyla karşılaştırınca...

İstanbul stadındaki ışıklar parlak mı parlak...

 Çavuşescu'nun Romanya'sında gece maçı da yoktu zaten...

Elektrik kısıtlaması yüzünden...

Bizim Ankara'nın loş stad ışıkları bile nimetti onlar için...

Çağlar öncesi gibi....

O günün yıldızlar karması Romanya...

Bugünün yıldızlar karması Türkiye...

Sürpriz olmadı...

Bizimkiler kazandı zaten bu gece...

Film şeridi yavaş da dönse hızlı da...

Hayat gelip geçiyor...

Bizler sağa sola koşturuyoruz...

Ömrün gelip geçtiğini anlıyor muyuz bilinmez...

Ama...

81 yaşında bir adam...

Deplasmandan deplasmana...

Kariyerinin yeni basamaklarını kurarken...

Ne zaman bu işin biteceğini hesap etmeden...

Futbolun doksan dakikalık kısacık ömrünün...

Hayat yolculuğunun mini bir kopyası olduğunu gösterirken...

Sadece futbolun değil...

Hayatın her saniyesinin derslerle dolu olduğunu...

Futbol gibi hayatın da bir oyun olduğunu...

Bir oyun için ölüp bitmenin anlamsızlığını.

Hepimize ispatlarken...